Olympos Aktiviteler Pansiyon Ağaç Ev
Dünden Bugüne Olympos Modeli Turizm

Dünden Bugüne Olympos Modeli Turizm

1800'lü yılların başında dedelerimiz Olympos bölgesine Orta Asya'dan gelmişler. Hayvancılık olarak ana uğraş keçi yetiştiriciliği. O zaman bu yöre kışlak olarak kullanılmış. Musa Dağı ve etrafındaki yerleşimlere gelen atalarımız yazın Bey Dağlarına göç ederlermiş. Büyüklerimizin bizlere anlattığına göre sivrisinek, sıtma ve bulaşıcı hastalıklardan dolayı bu bölgede o tarihlerde yaz aylarında yaşamak riskliymiş.

1960'lı yıllarda yerleşik hayata geçişler başlamış. Yörükler çadırlarını bırakıp kendi evlerini yapmaya başlamış. 1980'lere kadar yaylalara çıkma olayı sürmüş. En son 1982 yılında yaylaya çıkıldığını hatırlıyorum. Hayvancılık ve kuru tarım ana uğraş ve geçim kaynağı iken, 1970'lerden sonra Olympos ve çevresinde sulu tarıma geçişler başlamış. Narenciye, pamuk, susam ve mısır yetiştirme ön plana çıkmış.

1985'lere kadar Olympos sahilleri, etrafta yaşayan ve yaylaya göçmeyen hali vakti yerinde kişilerin kaldığı yazlık obalarla dolardı. Deliktaş denen sahil yerinde restoranlar, kahvehaneler ve bakkallar vardı. Kasaplar da gelirdi ve insanlar sahilde piknik yapardı. O zamanda bile Olympos, Kumluca ve Kemer bölgesinde en hareketli ve canlı bir yerdi. Adına kimse Olympos demezdi. Çıralı ya da Deliktaş denirdi. İnsanlar 1985 yılına kadar orada bir tür yerli turizm yapıyordu. Bu tarihlerde Avrupa'dan da turistler - özellikle karavan ve çadırlarıyla - Olympos’a gelirdi. Olympos'un yerli halkı her ne kadar hayvancılıkla uğraşsa da turizme yabancı değildi. Ben o yıllarda 50-60 adet karavanın geldiğini hatırlarım. Özellikle Ağustos ayında İtalyanlar gelirdi. Biz araçların plakasından hangi ülkeden geldiğini bilirdik. Karavan ya da motosikletlerle gelen yabancılar Olympos’ta kamp yapardı. Günlük ihtiyaçlarını Kumluca pazarından alış veriş yaparak ya da köylülerden aldıkları sebze ve meyvelerden temin ederlerdi. Bir gelen turist her sene yeniden gelirdi. Yerli insanlar ve turistler arasında dostluklar ve arkadaşlıklar kurulurdu.

1985'ten sonra Olympos'taki obalar, lokantalar kaldırıldı ve bunun üzerine yerli halk kendi arazileri üzerinde küçük turistik tesisler, kampingler kurmaya başladı.

Oba kültürü, Olympos bölgesinde özgün bir "Ağaç Ev Pansiyonculuğu" konseptinin doğmasına yol açtı. Tesisler bu doğrultuda yayıldı ve genişledi. Doğaya zarar vermeyen ve tarihe de yüzyıllardır saygılı olan geleneklerini sürdürmelerine rağmen, hukuksal ve idari sorunlarla uğraşmak zorunda kalan yerel işletmeciler, haklarını savunurken turizmin bu özel alanında seslerini duyurmak için kamuoyunu bilgilendirme ve bir farkındalık yaratma kampanyaları yürüttü. Olympos’un yerlileri aslında koruma-kullanma dengesini gerçekleştirmenin en etkili örneğini Olympos'ta ortaya koyduklarını gururla ifade ediyor.

Pratikte oba kültürü ve yerel halkın kıvrak zekâsı,  farklı bir turizm tarzı olan "Olympos Modeli"ni yarattı. Olympos Modeli Turizm= Kamping + Pansiyon + Otel + Doğa + Arkeolojik Zenginlik. Bunların hepsini toplayan, butik turizmin, müşteriyi aile ferdi gibi gördüğü, yerli halkın misafirperverliği bayramları yerli yabancı konukların birlikte kutladığı, kimsenin kimseyi rahatsız etmediği, insanların kendilerini özgürce ve huzur içinde hissettikleri bir turizm modeli böylece Olympos'ta var oldu. Olympos turizmi, doğaseverleri her yıl tekrar tekrar gelen yerli ve yabancı konukları hep heyecanlandırdı ve gelenleri hiç hayal kırıklığına uğratmadı.

Olympos turizm işletmecileri olarak, Antalya Büyükşehir Belediyesinin Kültür ve Turizm Bakanlığından yetki alarak yaptığı "Koruma Amaçlı İmar Planı"nın uygulanmasını bekliyoruz. Bu planla birlikte, Olympos'un çarpık yapılaşmasının önüne geçileceği ve bu ağaç ev konseptinin geliştirilerek konfor şartlarının iyileştirilip daha planlı, daha sürdürülebilir bir turizm ortamının yaratılacağı kanısındayız. Yeni Kültür ve Turizm Bakanımızın sektörün içinden gelmesinden son derecede mutlu ve umutluyuz.

Uluslararası Olympos Kültür ve Edebiyat Festivalinin, OLYMPOS TİPİ TURİZM türünü dünyaya tanıtması, Antalya ve Türkiye turizminin ve kültürünün dünya literatürüne daha güçlü bir şekilde girmesi en büyük arzumuz ve hedefimizdir.

OLYMPOS = ALTNERNATİFİ OLMAYAN ALTERNATİF TURİZMİN YAPILDIĞI YER!!!

HALİL KARATAŞ - Kumluca ve Antalya Büyükşehir Belediyeleri Meclis Üyesi - Olympos Yerel Halk Temsilcisi


OLYMPOS STYLE TOURISM FROM PAST TO TODAY!!!

At the beginning of 1800s, our forefathers came to the Olympos region from the Central Asia. The primary husbandry activity was raising goats. At that time this region used to be used as winter quarters. Our ancestors settled around the Moses Mountain and at the vicinity used to migrate to the Bey Mountains in summers. According to what our elders told us, because of the mosquitos, malaria and other contagious diseases, at that time living in this region during summer seasons was a risky enterprise.

In 1960s, adapting a sedentary life had started. Yoruks left their tents and began building their own houses. Until the 1980s, going to the highlands continued. I just remember that the last trip to the highland was in 1982. While animal husbandry and dry farming used to the main means of living, from 1970s on, irrigated farming started in Olympos and its environs. Citrus, cotton, sesame and maize growing came into prominence.

Until 1985, the Olympos coastal areas used to be dotted with summer tents of the well-off people who did not migrate to highlands. At a beach called Deliktaş used to exist restaurants, cafes and small shops. Even the butchers used to come and people used to picnic on the beach. And at that time Olympos used to be the most active and spirited place in the Kumluca and Kemer regions. Nobody would have called it Olympos. It was known as Çıralı or Deliktaş. People used to do a kind of domestic tourism there. In those days, tourists from European countries used to come to Olympos – especially with their caravans and tents. Even though the people living in Olympos used to busy themselves with animal husbandry, still they were not stranger to tourism. I recall that in those years 50 to 50 caravans used to station there. Italians used to come in August in particular. We could have guessed their countries out of their vehicle plates. Foreigners coming with their caravans and motorcycles used to camp in Olympos. They would have had their daily needs from Kumluca market or they would have bought their vegetables and fruits from the villagers.  Once a tourist came to Olympos, the likelihood of his or her coming back every year was quite high. The locals and tourists used to befriend each other. From 1985 on, tents and restaurants were put away, and in response to this, locals started building small tourist facilities and camping fields in their own lands.

Tent culture caused to emerge a concept of “Tree Guesthouse” unique Olympos region. The facilities spread and expanded. Although the local businesspeople, who had to deal with legal and administrative issues, maintaining their centuries’ old tradition of not harming nature and having respect for history, had been running informative and awareness raising campaigns during their advocacy for their rights in this particular tourism field to have their voices heard. Locals of Olympos state with pride that they set forth the most efficient example of realizing a protection-use balance.

The tent culture and the quick-with of the local people created in practice, an alternative tourism form of “Olympos Style”. Olympos Style Tourism= Camping + Boarding House + Hotel + Nature + Archeological Riches. This kind of tourism, which combines all of the above mentioned elements originated: a boutique tourism, the client’s being considered as one of the family, the hospitality of the locals, celebrating holidays with domestic and foreign guests, everybody’s being respectful for others and not bothering anybody, and people feeling free and in a peaceful environment.  Olympos style tourism excited the nature lovers and domestic as well as foreign guests who come year in year out, and it did not let down those who chose Olympos.

As Olympos tourism businesspeople, we expect the implementation of the “Conservation Development Plan” by Antalya Greater Municipality, which was authorized by the Ministry of Culture and Tourism. With the implementation of this plan, we think, haphazard housing would be prevented, and by developing this tree house concept and the comfort conditions, the more planned and sustainable tourism environment would become a reality. We are happy and hopeful for the fact that newly appointed Culture and Tourism Minister comes from the tourism sector.

It is our biggest wish and target that the International Olympos Culture and Literature Festival could promote OLYMPOS STYLE TOURISM to the world, and to have the tourism and culture of Antalya and Turkey securing their place in the world literature.

OLYMPOS = A PLACE WHERE AN ALTERNATIVE TOURISM WITH NO ALTERNATIVE IS BEING CONDUCTED!!!

HALİL KARATAŞ – Council Member of Kumluca and Antalya Greater Municipalities – Representative of Olympos Locals